Gerçek 18.

Türkiye’nin bugünkü ekonomisi kısmen el konulmuş Ermeni mallarına dayanıyor.

Ermeni Soykırımı denilince akla ilk önce geniş çaplı toplu katliamlar gelir. Bu katliamlara ek olarak tehcir, ölüm yürüyüşleri ve genel anlamda ulusal kayba ilişkin anlatılar, Ermeni halkının kolektif belleğine ve bilincine kazınmış durumdadır.

Oysa öykünün, son yıllarda giderek daha fazla gün ışığına çıkmakta olan bir de öbür yanı var. Ermenilerin geride bıraktıklarına ne oldu? Ailelerin evleri, bütünüyle köyler, masalar ve sandalyeler, tarlalar ve meyva bahçeleri, kitaplar ve giysiler, onlara ne oldu?

Ermeni mallarına el konulması, 1890’lardaki katliamlarla başladı, 1915 ile 1923 arasında Ermeni Soykırımı ile zirveye ulaştı ve ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk on yılları boyunca devam etti. Bugün Türkiye ekonomisinin büyüklü küçüklü bazı kesimlerinin kökleri bu el konulan mallara dayanır. 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nda burjuvazi saflarında – orta sınıf, meslek sahipleri ya da tüccarlar – fazla Türk yoktu. Bugünkü Türkiye’nin Sabancı ve Koç gibi zengin ailelerinin değeri milyonlarla ölçülemeyecek kadar büyük sanayi imparatorluklarının geriye doğru izi sürüldüğünde karşımıza 20. yüzyıl başlarındaki Ermeni işletmeleri çıkar.

Tehcire çıkarılan Ermenilerden mallarının dökümünü çıkarmaları istenir ve bunların 1. Dünya Savaşı süresince korunacağına dair güvence verilir. Ama korunmak yerine yirmi bin civarında bina ve dört milyon dönümün üzerinde tarım arazisi ya yerel halktan kişilere, ya da savaş sonrası Balkanlar ve Kafkaslardan Anadolu’ya ve Küçük Asya’ya gelen muhacirlerin eline geçti. Yeni bir Türk ulus devletinin yaratılması ve Kürt, Boşnak, Çerkez ya da Laz olsun, tüm Müslüman nüfusun Kemalist vizyon içinde asimile edilmesi projesinin gerçekleştirilmesi, en azından kısmen, öldürülen ya da sürülen Ermenilerin ve diğerlerin geride bıraktığı mallarla mümkün olmuştur.

Ayrımcı politikalar ve amaca uydurulmuş mevzuat, gerek soykırım sırasında, gerekse sonraki yıllar boyunca malların el değiştirilmesi, yok edilmesi ya da yeniden düzenlenmesi uygulamalarına yasal görünüm kazandırmak için kullanıldı. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarla kayıpların en azından bir kısmının iadesi ya da tazmini için adımlar atılmaya başlandı. Bu doğrultuda en etkin çalışma, Türkiye Cumhuriyeti döneminde Ermeni mallarının iadesine yönelik talepler üzerinde geniş kapsamlı bir araştırma yürüten İstanbul’da kurulu Hrant Dink Vakfı tarafından yürütülmekte.

Ermeni Soykırımı’nın ekonomik sonuçlarından biri de, hayat sigortalarının ödenmesi için avukatlar ve soykırım kurtulanlarının torunları tarafından 2000’li yılların başlarında açılan davalardır. Hayat sigortaları bugün de gerek hukuki, gerekse siyasi olarak tartışma konusudur. 1915 yılında Amerika Birleşik Devletlerini Osmanlı İmparatorluğu nezdinde temsil eden Büyükelçi Morgenthau anılarında, Jön Türk liderlerinden biri ve Ermeni Soykırımı’nın mimarı olan Talat Paşa’nın, Ermenilerin hayat sigortalarının Osmanlı hükümetine ödenmesini talep ettiğini, gerekçe olarak da, Osmanlı Ermenilerinin “fiilen ölü oldukları … ve bu paraları tehsil edecek mirasçılarının da bulunmadığı”nı söylediğini aktarır.


Referanslar ve Diğer Kaynaklar

1. Uğur Ümit Üngör, Mehmet Polatel. Confiscation and Destruction: The Young Turk Seizure of Armenian Property. Bloomsbury Academic, 2011
2. Hrant Dink Foundation. 2012 Declaration: The Seized Properties of Armenian Foundations In Istanbul
Hrant Dink Vakfı. 2012 Beyannamesi. İstanbul Ermeni Vakiflarinin El Konan Mülkleri
3. Hrant Dink Foundation. “Forced to Pay Rents in Its Own Property: The Bomonti Mıhitaryan Primary School”, 9 dak.
4. The Genocide Education Project. “Prof. Ugur Ungor Discusses Property Confiscation During the Armenian Genocide (April 30, 2012)”, 37 dak.
5. Varak Ketsemanian. “The Confiscation of Armenian Properties: An Interview with Ümit Kurt”, The Armenian Weekly, 23 Eylül 2013
6. “Confiscation, Expropriation and Liquidation of Armenian Properties”, Civilnet, 28 Mayıs 2014
7. Michael Bobelian. Children of Armenia: A Forgotten Genocide and the Century-long Struggle for Justice. Simon & Schuster, 2012, s. 207-224, 232-234
8. Gavin Broady. “Supreme Court Won’t Review Calif. Genocide Insurance Law”, Law360, 10 Haziran 2013
9. Wikipedia: “Confiscated Armenian properties in Turkey

The presidential palace of Turkey, known as Çankaya Köşkü, photographed in 1935 in Ankara; the land and the seized building used to belong to one Ohanes Kasabian

Görsele ait bilgi

Çok yakın zamana, Ekim 2014’e kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren Cumhurbaşkanlarının konutu olarak kullanılan Çankaya Köşkü’nün 1935 yılında çekilmiş fotoğrafı. El konulmuş olan bina ve arazisi Ohanes Kasabian adlı Ankara’lı bir Ermeniye aitti.


Atıf ve Kaynak

Kudüs Amerikan Kolonisi, Fotoğraf Departmanı. Fotoğrafçı, çekilme/yayınlanma tarihi [1935], bkz. Wikimedia Commons


Bizi takip edin


Son eklenen gerçekler

Ermeni Protestan Kilisesi Konstantinopolis’te 1846’da kuruldu.

Gerçek 94

Ermeni Protestan Kilisesi Konstantinopolis’te 1846’da...

Maraşlı Ermeniler kendilerine özgü bir geleneksel nakış sanatına sahiptir.

Gerçek 93

Maraşlı Ermeniler kendilerine özgü bir geleneksel nakış...

Türk Milli Mücadele hareketinin Erzurum Kongresi 1919’da Sanasaryan Koleji’nde toplandı.

Gerçek 92

Türk Milli Mücadele hareketinin Erzurum Kongresi 1919’da...

Korsan Kaptan Kidd Hint Okyanusu’ndaki Ermeni ticaret gemisini 1698’de ele geçirmişti.

Gerçek 91

Korsan Kaptan Kidd Hint Okyanusu’ndaki Ermeni ticaret...