Gerçek 62.

“Soykırım” terimi, Ermenilerin akıbeti düşünelerek yaratılmıştır.

Toplu katliamlar yeni bir olgu değildir. Kimi zaman kana susamış, yağmacı topluluklar, kimi zaman organize fetihçi ya da kolonyalist ordular, çok eski çağlardan itibaren insanlık tarihine kanlı sayfalar eklemişlerdir. Ancak uluslararası hukukta bir hukuk terimi olan soykırım kavramı 20. yüzyıla aittir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin akıbetinden yola çıkılarak türetilmiştir.

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 1948 yılında oybirliği ile kabul edilmiştir. Bu sözleşmeyi hazırlanması, geliştirilmesi, anlamı ve benimsenmesinin ardındaki kişi, Raphael Lemkin, bugün Belarus Cumhuriyeti olan topraklarda 1900 yılında doğmuştur. Lemkin gençliğinde, dünya basınında geniş yer alan Ermenilere yönelik katliamlar ve tehciri yakından izlemiş ve daha sonra tüm ailesini kaybettiği Yahudi Holokostu yaşandığında Ermenilerin başına gelenler belleğinde yeniden canlanmıştır.

Naziler Polonya’yı işgal ettiğinde, Lemkin Amerika Birleşik devletlerine sığınmış, orada Duke Üniversitesi’nde hukuk okumuş, ABD devletinde ve Yale Üniversitesi’nde kamu görevi yapmıştır. Bu pozisyonu ona Alman subaylarının yargılandığı Nuremberg mahkemelerinde ve Birleşmiş Milletler’de örgütlü katliamlara karşı çalışmalara katılma olanağı tanımıştır. Lemkin “Jenosit”, yani “Soykırım” kavramını, bu yapılanların tanımını ve derinlemesine anlamını veren özgün bir hukuk terimi olarak yaratmıştır. Aşağıdaki video kaydında Lemkin bir televizyon röportajında Ermenilerin akıbetinin, nasıl kendisi için Yunanca ve Latince kökten gelen bu sözcüğün kaynağını oluşturduğunu anlatıyor.

Raphael Lemkin’in röportajını bu videodan izleyebilirsiniz:

Savaş suçları, saldırı, insanlığa karşı suçlardan farklı olarak, uluslararası hukukun soykırım gibi ağır şekilde ihlali az sayıda olgu için geçerlidir. İnsanlığa karşı işlenen suç terimi de Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermeniler ve diğer azınlık halklara uygulanan katliam ve tehcirlerden kaynaklanmıştır. Günlük dilde daha önce de kullanılmış olsa da, bu terimi Birinci Dünya Savaşı’nda müttefik devletler (İngiltere, Fransa, Rusya) resmen 1915 Mayıs’ında kullanılmışlar ve “Osmanlı hükümetinin bütün üyelerini, Türkiye’nin insanlığa ve uygarlığa karşı işlediği suçlardan ….. sorumlu tutacaklarını” ilan etmişlerdir.

Birleşmiş Milletler sözleşmesinde “soykırım” tanımı, “bir ulusal, etnik, ırksal ya da dini grubun tamamını ya da bir kısmını yok etme amacıyla yapılan hareketler”i içeriyor. On yıllar süren, hükümetler, örgütler ve bireyler düzeyinde çabalar, hatta siyasi ve diplomatik arenada yaşanan kavgalar sonucunda 2002’den bu yana bu türden ağır suçlara bakan bir Uluslararası Ceza Mahkemesi görev yapıyor.

“Bir daha asla” ve “Unutmayacağız” gibi sloganları yüreklerimizde taşımamıza rağmen Ermeni Soykırımı ve Yahudi Holokostu sonrasında – sadece bir kaç dehşet verici örneği saymak gerekirse – Kamboçya’da, Bosna’da, Ruanda’da ve bugün halen Darfur’da benzeri olaylar yaşanıyor. Adına katliam, insanlık felaketi, etnik temizlik, ya da soykırım diyelim Raphael Lemkin’in sorduğu soru bugün de güncelliğini koruyor: “Neden bir milyon kişiyi öldürmek, tek bir kişiyi öldürmekten daha küçük bir suç kabul ediliyor?”

~~~

Ermenistan Amerikan Üniversitesi’nden Tom Samuelian verdiğimiz bilgilere şunları eklemiş: “ABD’nin Ermeni Soykırımı’nı tanıma konusundaki tutumu, Uluslararası Adalet Mahkemesi’nde kayda geçmiştir. http://www.armenian-genocide.org/Affirmation.388/current_category.6/affirmation_detail.htmlweb sayfasında da görüleceği gibi ABD’nin sunduğu yazılı deklarasyonda, “Soykırım uygulaması insanlık tarihi boyunca yaşanmıştır. Romalıların Hıristiyanlara zulmü, Türklerin Ermenileri katli, Nazilerin milyonlarca Yahudiyi ve Polonyalı imhası soykırım suçunun önde gelen örneklerindendir.”

Tarafların ve tanıkların mahkemere gerçek dışı beyanda bulunması bilinen bir durumdur; ancak benim bildiğim kadarıyla ABD hiçbir zaman bu sözlerini geri almamış ya da Uluslararası Adalet Mahkemesi’ne bu konuda gerçek dışı beyanda bulunduğunu bildirmemiştir. Dahası, devlet görevlilerinin yaptığı açıklamalardan farklı olarak, bu beyan devleti (hükümeti) resmi olarak temsil vasfına sahip, en yüksek uluslararası hukuk kurumuna yapılmış bir açıklamadır.

Eğer bu açıklama Başkan Truman’ın kendisi tarafından yazılmamışsa, Dışişleri Bakanı Dean Acheson ya da ABD’nin Birleşmiş Milletler’deki temsilcisi Warren Austin, ya da Dışişleri Bakanı’nın Hukuk Danışmanı Adrian Fisher tarafından yazılmış, onaylatılmış ve ABD devleti adına sunulmuş olmalıdır. Fisher ayrıca Nuremberg’de Nazi savaş suçlularının yargılandığı mahkemede görev yapmıştır.

100 Yıl, 100 Gerçek Projesi ekibi, Tom Samuelian’a bu geribildirim için teşekkür eder.

100years100facts@gmail.com adresi ya da sosyal medya üzerinden bizlere ulaştırabileceğiniz görüş, öneri, memnuniyetsizlik, soru ya da tavsiyelerinizi, ayrıca araştırmaya dayalı, saygılı bir dille yazılmış tepkilerinizi bize ulaştırmanızdan memnuniyet duyacağız.


Referanslar ve Diğer Kaynaklar

1. Amerika Birleşik Devletleri Holokost Anı Müzesi. “Coining a Word and Championing a Cause: The Story of Raphael Lemkin”, Holocaust Encyclopedia
2. “The Man Who Coined ‘Genocide’ Spent His Life Trying To Stop It”, NPR, 18 Ekim 2014
3. Watchers of the Sky. Edet Belzberg/Music Box Films, 2014. 120 dakika
4. Faustin Z. Ntoubandi. Amnesty for Crimes against Humanity under International Law. Brill, 2007, s. 43-44
5. Armenian National Institute. “France, Great Britain and Russia Joint Declaration
6. International Criminal Court – Cour Pénale Internationale
7. Wikipedia: “Raphael Lemkin
8. Wikimedia Commons: “The Genocide Word by Raphael Lemkin.ogv
9. Wikipedia: “Genocide
10. Wikipedia: “Genocide Convention
11. Wikipedia: “Crimes against humanity


Bizi izleyin

The UN building in New York

Görsele ait bilgi

New York’ta BM binası


Atıf ve kaynak

Wikimedia Commons’a Graeme Maclean tarafından eklenmiştir (daha önce sekretarya olrak Flickr’da paylaşılmış) [CC-BY-2.0]


Son eklenen gerçekler

Ermeni Protestan Kilisesi Konstantinopolis’te 1846’da kuruldu.

Gerçek 94

Ermeni Protestan Kilisesi Konstantinopolis’te 1846’da...

Maraşlı Ermeniler kendilerine özgü bir geleneksel nakış sanatına sahiptir.

Gerçek 93

Maraşlı Ermeniler kendilerine özgü bir geleneksel nakış...

Türk Milli Mücadele hareketinin Erzurum Kongresi 1919’da Sanasaryan Koleji’nde toplandı.

Gerçek 92

Türk Milli Mücadele hareketinin Erzurum Kongresi 1919’da...

Korsan Kaptan Kidd Hint Okyanusu’ndaki Ermeni ticaret gemisini 1698’de ele geçirmişti.

Gerçek 91

Korsan Kaptan Kidd Hint Okyanusu’ndaki Ermeni ticaret...